Bursa'da Nerede Ne Yenir başlıklı bir yazıya başladığımda aslında Bursa'da en güzel İskender Kebap nerede yenir diye yazacağımı düşünüyordum. Ancak zamanla Bursa'nın en güzel iki iskender kebapçısının ardından iskender kebaptan sıkılanlar için fakirin İskender'i Pideli Köfte ve Orijinal Çiçek Izgara da bu yazının içeriğine kapak atmayı başardı. 

Bursa'da Nerede Ne Yenir diye anlatmadan önce Bursa'nın meşhur İskender Kebabı'nın geçmişini ve İskender Efendi'nin ailesini bilmek gerekir. 

bursa-iskender-efendi

İskender Efendi'nin öyküsü Bursa Kayhan'daki dükkanlarında başlar. İskender Efendi; 1840'lı yıllarda Bursa'da yaşayan akıllı bir kasapmış. O dönem Bursa'da kuzu etleri bir bütün olarak parçalanır ve güzel yerleri alınıp yenir  iken İskender Efendi zamanla kemikli eti; kemik ve sinirlerinden arındırır, bir şişe takar ve bunu ateş karşısında döndürerek pişirdikten sonra ince-ince keserek önceleri ekmek ve pide arası olarak hazırlayıp sunumunu yapar.

Bu farklı sunum Bursa’da çok dikkat çeker ve İskender Efendi’nin “dönen kebabı” olarak anılmaya başlar. Çünkü et kemiksizdir, dikey bir ocakta pişmektedir, farklı bir şekilde kesilmektedir. Ancak bugünkü kebap şeklinde değil; daha basit, çatal ve bıçak kullanılmayan, o günkü adıyla alaturka denen pide üzerine konan etlerin kenarına konan yoğurt, salça ve tereyağı ile desteklenmiş, bir lezzet tabağı haline gelmiştir. Artık Bursa’da döner denilince ekmek ve pide arası o inanılmaz lezzet İskender denilince de o tabak akla gelmektedir. (Hikaye Yavuz İskenderoğlu'nun web sitesinden alınmıştır)

İskender Efendi'nin üç çocuğu varmış. İskender Efendi'nin vefatının ardından oğullarından Nurettin ve Cevap birlikte hareket etmiş, Süleyman ise bağımsız durmuştur.  Ancak bu gün bu ailenin hayatta kalan mensupları Bursa'da çeşitli yerlerde İskender veya Yavuz İskenderoğlu isimleri ile ayrı mekanlar işletmekte. 

KEBAPÇI İSKENDER- MAVİ DÜKKAN 

bursa-mavi-dukkan-iskender

İskender Efendi'nin üç erkek çocuğundan biri olan Cevat İskenderoğlu büyük ağabeyi Nurettin İskenderoğlu ile birlikte 1930'lu yıllarda Bursa Kayhan'daki dükkandan Atatürk Caddesi, bugünkü Tayyare Kültürmerkezi yanındaki köşe, dükkânlarına geçerler.

İki kardeş bu dükkânı, babaları İskender Efendi'nin koyu ahşap renkli dükkânından farklı olarak, mavi-beyaz renkli yağlıboya ile boyatmışlar ve 70 küsur yıl bu renklere sadık kalınmıştır. 40 sandalyeli bu orijinal Kebapçı İSKENDER dükkanında müşterilerin koyduğu masa isimleri bugün bile hala kullanılmaktadır.(örn: Gemi dibi; zamanında duvara asılan bir gemi resminden dolayı, Bizim masa; sürekli gelen müşterinin koyduğu isim, Vantilatör altı, kapı dibi gibi)

1967 yılında, çocuğu olmayan Nurettin Bey'in vefatından sonra Cevat İskenderoğlu tek başına aynı yerde çalışmasını sürdürür. Döner ocağında çalıştığı saatlerde döner kesişini seyredenlere döner tattırması ve onlarla sohbeti bugün de tüm  müşterileri tarafından dilden dile anlatılmaya devam etmektedir. (Hikaye Cevat İskenderoğlu'nun web sitesinden alıntıdır)

Ben de bu Bursa'ya gitmeden önce çok fazla bilmediğim ve hatta önemsemidiğim bu hikayeleri, Bursa'ya gitmeden önce öğrenmiş ve hepsini denemeye karar vermiştim. 

İlk olarak Mavi Dükkan olarak bilinen Kebapçı İskender'e geldim. 

mavi-dukkan

Öğlen arası tam yemek vakti olduğu için yemek bulmak çok zor oldu. 

Ancak tek başıma gelmenin etksi ile bir masanın köşesine sığışıverdim. 

O zamanlar farklı bir rejim uyguluyordum. Karbonhidrat almadan proteğin ağırlıklı besleniyordum (Karatay ablanın dediği gibi) bu sebeple döneri duble söylemiş ancak pidesini yarım istemiştim. 

Bursa-iskender-kebap

Önüme gelen döner tam bir sanat eseri idi. Et gerçek et, kıymanın bahsi zerre kadar geçmez. Mis gibi kokuyordu. Dönerin üzerine dökülen tereyağ ise insanın aklını alıp mis kokulu meralara götürür cinstendi. Döner kebapta gerçek et kullanıldığı, kebabın arasında serpiştirilen et parçalarından da anlaşılır. Burada eti bol derseniz bu et parçaları daha fazla atılıyor. Tabii parası da o yönde artı gösteriyor. 

İskender Kebabın yanında Bursa'da adet üzüm şıras içmek. Ben de ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Ancak kebabın tereyağının ve etinin verdiği ağırlığı mis gibi şıra ile alıyorsunuz. Gerçekten de sanırım asidik bir denge de yarattığı için şıra ile iskender kebap birbirine çok yakışıyor. 

Mekanda başka bir yemek şanısınız yok. Zaten başka bir şey yiyecekseniz burada işiniz de yok. Çok kalabalık olduğu için keyfe değil, lezzete gitmek lazım. Yiyip içiip çaya bile kalmadan kalkmak lazım. 

Mekanın sahibi Cevat İskenderoğlu varislerinin başka yerlerde de işletmeleri var. Ancak benim için Mavi Dükkan bir efsanedir. 

ULUDAĞ KEBAPÇISI CEMAL VE CEMİL USTA

bursa-uludag-kebap

Uludağ Kebapçısı Cemal ve Cemil Usta;  1964 yılında bugünkü Halen mevcut yeri olan Eski Garaj da Cemal Çalışır (Cemal Usta) tarafından dönemin Bakanı Ihsan Sabri Cağlayangil'in de manevi desteği ile kurulmus.. Kardeşi Cemil Çalışır ile birlikte işe başlayan Cemal usta, yarım asırlık çalışma hayatından sonra geçtiğimiz yıllarda kardeşi gibi o da hakkın rahmetine kavuşmuş  Şimdilerde ise çocukları, yeğenleri ve kardeşi bu işletmeye devam ediyor.  (uludağ kebapçısının web sitesinden alıntıdır)

Uludağ Kebapçısı'nın orjinal yeri eski santrall garaj şimdiki Kent Merkezi AVM'nin hemen karşısındaki daracık sokakta. İlk olarak askerliğimi yaptığım dönemde keşfettiğim bu mekana ilk geldiğimde bu kadar salaş bir yerin önünde bu kadar lüks arabayı görünce gözlerime inanamamıştırm. 

bursa-uludag-kebapcisi

Daha sonraları iş için geldiğimde de çoğu zaman orjinal yerine gider oldum. 

Cemal Usta yanlış bilmiyorsam Cevat İskender'in yanında çalışan bir usta iken kardeşi ile bu işletmeyi açıyor. Uzun yıllar ocağın başında olan ustanın önce kardeşi sonra da kendisi vefat ediyor. Vefat haberini duyunca çok üzülmüştüm. 

bursa-uludag-cemal-usta-doner

Mekandaki döner üst sınıf bir kalitede. Kullanılan etin lezzeti, kıvamı, terayağın kokusu her şey 10 numara. 

Zaten ben Bursa'ya geldiğimde Mavi Dükkan ile Uludağ Kebapçısı arasında seçim yapmakta çok zorlanırım. Merkez Adliye'de işim var ise Uludağ'ı İş Mahkemelerinde işim var ise Mavi Dükkanı tercih ederim. Her ikisi de üst sınıfta kebap yapan ve bence Türkiye'nin en güzel iskender kebabını yiyebileceğiniz mekanlardır. 

cemal-ve-cemil-usta-uludag

Uudağ Kebapçısı da zamana yenik düşmüş ve hemen karşısındaki Lüks Kent Meydanı AVM'nin içine ancak bağımsız bir girişte lüks bir şube açmış. Lezzet belki aynı ama hava aynı değil tabii. Fakat kalabalıkça gelecekseniz veyahut akşam saatlerinde gidecekseniz o zaman Kent Meydanı AVM'deki şubeyi önerebilirim. Bir de İstanbul'da Ataşehir'de de bir şube açmışlar ancak orayı hiç denemedim. Bursa'ya gidemeyecek olanlar için bir seçenek olabilir. 

KAYHAN PİDELİ KÖFTE

bursa-kayhan-carisi

Bursa'da iskender kebap yemekten sıkılanlar için ilk önerim; Tarihi Kayhan Çarşısı'ndaki Pideli Köfte yapan mekanlar olacaktır. Ben ilk duyduğumda Kayhan çarşısında tek bir mekan var zannediyordum. Ancak işin aslı öyle değilmiş, Çarşı içinde bir çok mekan var. Benim gözüm İzzeti İkramı kestiği için oraya daldım. Hepsinin adında "Tarihi" ifadesi geçtiği için doğru yere mi gittim bilmiyorum. 

bursa-kayhan-pideli-kofte

Pideli Köfte fakirin iskender kebabı imiş. Mantık aynen isknder kebapta olduğu gibi önce pide, üzerine yoğurlu sos ve üzerine bu defa döner şeklinde kesilmiş etler değil de kıymadan yapılmış köfteler konuluyor ve üzerinden tereyağ geçiriliyor. Et yerine kıyma kullanıldığı için dönerden daha ucuz oluyor. 

Köftelerin tadı ve kıvamı  çok iyiydi. Köfteler ne kuru ne de cıvıktı. Üzerinden geçen tereyağ ile köftenin birleşimi de 10 numara olmuştu.

kayhan-pideli-kofte-eslikciler

Yanında eşlikçi olarak getirilen turşu da 10 numara idi. Bir de ikram olarak verilen ve kalburabastıya benzettiğim tatlı da çok güzeldi. 

Pideli Köfteyi de Bursa'ya çok sık yoluuz düşüyorsa denemenizi öneririm.  

ÇİÇEK IZGARA

bursa-cicek-izgara

 Dönerden ve İskender'den iyice bay geldiği zamanlarda Çiçek Izgara hızır gibi imdadıma yetişmişti. Aslında Franchise ile büyümüş yerleri pek sevmem. Bana lokal bir restoranda yiyormuşum hissi vermezler. Çiçek ızgara'yı büyük şehirlerdeki AVM'lerin hemen hemen hepsinde görebiliyoruz ne de olsa. 

bursa-cicek-izgara-iki

Ancak bu fikrimi Çiçek Izgara'nın tarihi binasını görünce değiştirdim. Gerçekten de orjinal olarak kurulduğu yer tarihi camiye yakın tarihi bir Bursa binası idi. Sırf bu binada yemek yemek için içeri girdim. 

bursa-cicek-izgara-kofte-piyaz

Menüden basit bir köfte seçtim. Köfte lezzetli idi. AVM içindeki mekanlardan çok uzak lezzetli bir tadı vardı. Yanında gelen piyazın da kıvamı ve karışımı özenle hazırlanmıştı. 

Sonuç olarak Çiçek Izgara Bursa'da farklılık arayanlara güzel bir alternatif olabilir. 

Gezin Afiyetle;

Gezgin Avukat

Av. Eren Evren